Aspir Bitkisi

aspir-bitkisi

Aspir Nedir?
Aspir, kuraklığa dayanıklı, yazlık karakterde ve ortalama 110-140 gün arasında yetişebilen tek yıllık bir uzun gün yağ bitkisidir. Aspir, genellikle 80–100 cm arasında boylanabilir, dikenli ve dikensiz formları olan, dikenli formların dikensizlere göre daha fazla yağ içerir. Sarı, beyaz, krem, kırmızı ve turuncu gibi değişik renklerde çiçeklere sahiptir. Yaklaşık 2.5–3.0 m derinlere gidebilen bir kazık kök sistemine sahiptir. Tohumları, beyaz, kahverengi ve üzerinde koyu çizgiler bulunan beyaz taneler şeklindedir. Dallanan ve her dalın ucunda içerisinde tohumları bulunan küçük tablalar oluşturur.
Anavatanı Arabistan Yarımadası olup, İran, Hindistan, Pakistan gibi ülkelere yayılmıştır. Türkiye’de Anadolu’da yabani olarak rastlanmakta ve ekimi de yapılmaktadır. Benzerliği sebebiyle ticarette safran bitkisiyle sık sık karıştırıldığından “yalancı safran” denilmektedir.
Aspir Bitkisinin Faydaları
* Adet kanamalarını kolaylaştırır.
* Müshil etkisi ile kabızlığa karşı faydalıdır.
* Kolesterolü ve kan şekerini dengelemeye yardımcı olur.
* Bağışıklık sistemini güçlendirir.
* Başta prostat ve göğüs kanseri olmak üzere kansere karşı da koruyucudur.
* Vücutta biriken fazla yağı eriterek kilo vermeyi kolaylaştırdığı gibi yağ dokusunun enerjiye ve kas dokusuna dönüşmesine de katkıda bulunur.
* Ayrıca, kas dokusunu ve kütlesini koruyucu ve yaşlanmanın etkilerini azaltıcıdır.
Kullanım Alanları
Renkli çiçekleri (petaller) gıda ve kumaş boyasında kullanılır. Tohumlarında % 30-45 arasında yağ bulunur ve yemeklik yağ olarak kullanılır. Yağı, sabun, boya, vernik, cila olarak kullanıldığı gibi, Linoleik asit içerdiğinden yemeklik yağ kalitesi yüksektir. Ayrıca yağı biyodizel olarak kullanılabilir, küspesi ise hayvan yemi olarak kullanılır (küspesinde ortalama % 25 protein vardır). Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise pilavlara tat vermek için kullanılır.
Yetişme alanları
Anavatanı Arabistan Yarımadası olup, İran, Hindistan, Pakistan gibi ülkelere yayılmıştır. Türkiye’de Anadolu’da yabani olarak rastlanmakta ve ekimi de yapılmaktadır. Benzerliği sebebiyle ticarette safran bitkisiyle sık sık karıştırıldığından “yalancı safran” denilmektedir.
Aspir, Türkiye’de Eskişehir, Burdur, Isparta gibi belli yörelerde üretilmektedir. 2008 yılı yazından itibaren Trakya bölgesinde bölgenin yağ ihtiyacını karşılamakta ayçiçeğine olan bağımlılığı azaltmak için aspir ekimi özendirilmektedir ve ciddi yol kat edilmiştir.
Aspir bitkisinin tarihçesi Aspir bitkisinin, Güney Asya orijinli olup, Ortadoğu bölgesinde ve Akdeniz ülkelerinde ekildiği ve tüm dünyaya buradan yayılmış olabileceği kabul edilmektedir. Hatta milattan önce de ekildiği bilinen ve yaklaşık 3500 yıl önce Mısır`da ekilmesi nedeniyle, bu bitkinin buradan yayıldığı da kabul edilmektedir. Neredeyse tarih öncesi zamanlardan beri, Çin, Japonya, Hindistan, Mısır ve İran`da tarımının yapıldığı bilinmektedir. Ortaçağ döneminde İtalya, Fransa ve İspanya`da tarımı yapılmış, Amerika kıtasının keşfinden hemen sonra da İspanyollar tarafından önce Meksika`ya, daha sonraları da Venezüella ve Kolombiya`ya götürülmüştür.
Çin`de Aspir bitkisi tıbbi olarak, kadınların regl dönemlerinde, kalp-damar rahatsızlıklarında ve travma sonucu oluşan şişliklerin ve ağrıların tedavisinde başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Klinik çalışmalarda, yüksek tansiyonu düşürdüğü, damarlardaki kan akışını arttırarak dokuların daha fazla oksijen almalarını sağladığı gözlenmiştir.
Hindistan ve Pakistan`da aspir bitkisinin hemen hemen bütün parçalarının aktarlarda satıldığı, buralarda pek çok hastalığın tedavisinde kullanıldığı, ayrıca afrodizyak olarak da kullanıldığı bildirilmektedir. Ortadoğu ülkelerinde, Hindistan`da ve Afrika`da aspir bitkisi, ateş düşürücü olarak, kusmayı teşvik ettiği için zehirlenmelerde panzehir olarak ve kabızlığa karşı (ishal yapıcı) kullanılmıştır. Bangladeş`te, öğütülmüş aspir tohumları hardal yağı ile karıştırılarak romatizmaya karşı merhem olarak kullanılmıştır.