Altın Çilek

altin-cilek

Altın iade-i itibar peşindeAltın çilek hiç şüphesiz bir dönemin popülaritesi en fazla olan bitkiler arasındaydı. Türkiye adını şifalı bitkiler kitaplarından değil magazin haberlerinden duydu. Kamuoyuna doğal yollarla zayıflamak isteyen ya da formunu korumaya çalışan ünlülerin bir numaralı tercihi olarak lanse edildi. Altın çilek rüzgârının etkisi sadece ünlülerle sınırlı kalmadı. Hapları kapsülleri bir anda en çok sipariş edilenler listesine girdi. Tedarikçiler nerede ise ürün yetiştirmekte zorlanıyordu. Altın çilek, adeta altın günlerini yaşıyordu.Şöhret yıpratıcı ve zirvelerde rüzgâr sert esiyordu. Altın çilek için de dallarını kıracak, yapraklarını sarartacak hazan rüzgârlarının esmesi gecikmedi. O bir kez daha gazetelerin sayfalarında boy gösterecekti fakat bu kez magazin haberlerine değil gazetelerin üçüncü sayfalarına konu olacaktı.Türkiye’de yaygın olarak görülen kısa yoldan şöhret olma ve en ufak bir olay karşısında kolaycılıkla suçlu ilan edilme furyasından altın çilekte nasibini alacaktı. Peki, işin aslı neydi?Evet altın çilek gerçekte öldürücü bir bitki miydi ya da gazetelere yansıyan ölüm haberlerinin müsebbibi iddia edildiği gibi altın çilek mi?Bu sorunun cevabını Türkiye’de bitkilerin şifası denilince ilk akla gelen isimlerden birisi olan Geleneksel Tıp Derneği Başkanı Fitoterapist Dr. Muammer Yıldız’dan alıyoruz.Dr. Muammer Yıldız, sözlerine, “Altın çilek haksız bir ithama maruz kaldı” diyerek başlıyor ve ekliyor “Bu bitki yurt dışında özellikle Hindistan’da teşvik kapsamında olan, çiftçilerin çok ektiği ve o bölgede romatizmalı hastalıklar ve troid hastalıkları için kullanılan bir bitki. Halk arasında yaygın olarak biliniyor. Türkiye’de ise altın çileğin tanınması biraz farklı gelişti. Zayıflama amaçlı kullanıldı, siz de takdir edersiniz ki bu konu ülkemizde en çok suistimal edilen konuların başında geliyor. Altın çilek çokça abartıldı ve çokça reklam edildi.Fakat altın çileğe esas öldürücü darbeyi kolay yoldan para kazanmak isteyen fırsat düşkünleri vurdu. İşin iç yüzünde bir firma altın çilek olduğunu iddia ettiği bir kapsülün içine subitramin adlı maddeyi kullanması yatıyor. Bu durum Sağlık Bakanlığı raporlarıyla da tespit edildi. Subitramin kullanım sakıncası olan karaciğerde ve böbreklerde telafisi çok zor hatta mümkün olmayan harabiyete yol açan bir madde. Bunu kullanan bir tüketici hayatını kaybetti. Fatura ise altın çileğe kesildi. Konunun gerçek yüzünden ise birçok kişinin haberi dahi olmadı.Diğer taraftan da merdiven altı üretimin yaygınca görüldüğü, kontrolün zor olduğu bu alanda belki de yeni bir can kaybı yaşamamak için biraz da işin kolaycılığına kaçarak konu tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamadı. Altın çilek suçsuzluğu ortada olmasına rağmen aklanmadı. Müspet anlamda söylenilenlerde yeterince kamuoyuna ulaşamadı” Peki, sonra ne mi oldu dersiniz?Altın çilek özellikle Akdeniz bölgesinde teşvik kapsamına alınmış. Çiftçiler bu bitkiden yüzlerce dönüm arazi ekmiş iken bitkiler ellerinde kaldı. Ciddi mağduriyetler yaşandı. ”Bugün Türkiye’de altın çilek pek tüketilmese de Mersin yöresinde tekrardan üretimine başlandı. Yani birçok hastanın şifasına vesile olabilecek ve ülkemize döviz girdisi sağlayabilecek altın çilek ş iade-i itibar peşinde.